Renk denizinin içinde kaybolup doğanın tadını çıkarcağınız kent: Bolu

Çam sakızı kokulu elmas.

Türkiye’nin iki büyük şehri İstanbul ve Ankara’yı birbirine bağlayan ve Türkiye’nin ulaşımında aort damarı olan karayolunun nerdeyse tam ortasındadır Bolu. Bu iki kente gidenlerin bir kısmı için sislerle ve dumanı tüten lokantalarla anımsanan bir mola yeridir Bolu Dağı. İstanbullular ve Ankaralılar için hafta sonu tatili denildiğinde, ilkbahar ve yaz aylarında Abant ve Gölcük, sonbaharda Yedigöller, kış aylarında ise Kartalkaya anlamına gelir Bolu.

Oysa Bolu’nun bu kadarıyla yetinmek, yeşil bir elmasa çok uzaktan bakmaya benzer. Yaklaştıkça daha da ışıldayan, rengini ormanlardan alan, çam sakızı ve çiçek kokulu bir elmastır Bolu. Üstelik her köşesinde başka bir ışıltının yayıldığı bir elmas: Elma imparatorluğu olan Seben, bülbüllerin barınağı Kıbrıscık, binbir çiçeğin yurdu Yeniçağa, gelinlik giymiş bir kıza benzeyen saat kulesiyle Göynük, ahşap evleriyle göz kırpan sakin kent Mudurnu, ormanların tahtı Mengen, dağların çocuğu Dörtdivan, karın beyazlığını esirgemediği Gerede ve elbette çağdaş yüzüyle Bolu Merkezi.

Bolu haritası

Batı Karadeniz ve Marmara’nın arasında huzur veren bir coğrafyada yer alan Bolu, İstanbul’a yaklaşık 2,5 Ankara’ya ise 2 saat mesafede. Sakin bir yaşama sahip 300 bin nüfuslu şirin bir kent olan Bolu, sakinlerine bir kentte olması gereken her türlü olanağı da sunuyor Bu nedenle son dönemlerin cazibe merkezleri arasında yer alıyor.

Yaz - kış her mevsim doğayla kucaklaşmak, sportif aktiviteler gerçekleştirmek veya kayak yapmak isteyenlere ev sahipliği yapıyor Bolu.

Şehrinin güneybatısında meşe, köknar, çam, kayın ve gürgen ağaçlarının bolca serpildiği, her mevsim doyumsuz renk cümbüşüne sahip Abant Gölü bulunuyor. Tertemiz bir havada, kuş cıvıltıları arasında doğada vakit geçirip oksijen dolu havayı içinize çekebileceğiniz bir yerdir Abant. Bolu’da yüce dağlar yok; ama sarıçamların, göknarların, karaçamların yüceliği var.

Dağların arasında ise bir birinden güzel gölleri var. Doğa turizminin en önemli noktalarından biri olarak kabul edilen ve adını içinde bulunan yedi adet gölden alan Yedigöller’in yanı sıra Gölcük, Abant Gölü, Sünnet Gölü, Çubuk Gölü, Karamurat Gölü, Yeniçağa Gölü, Gölköy, Karagöl, Sülüklü Göl ve Aladağ Bolu’nun yeşiline serpilmiş mavi incilerdir adeta.

Zirvesi 2 bin 200 metre olan ve her kış kayakseverleri ağırlayan Kartalkaya, Türkiye’nin en önemli kayak merkezlerinden biridir. Eşsiz manzarası ile dev çam ağaçlarından oluşan bir pano gibidir Kartalkaya. Kış mevsimiyle birlikte bu çamlar beyaza bürünür, usta bit ressam elinden çıkmış büyülü bir tabloya dönüşür. Köroğlu dağları ve dağların eteklerindeki yaylalar ise izleyenleri kendisine hayran bırakır.

Sizi, yılın her mevsim renk denizinin içinde kaybolup doğanın tadını çıkarcağınız bir kent olan Bolu’da ev sahibi olmaya davet ediyoruz.

Huzur dolu bir yaşama sahip olmak için mesaj bırakın